reklam
Bugun...
TBMM Başkanı Şentop tartışmalara son noktayı koydu! "Parlamenter sistem meselesi kapanmıştır"
Tarih: 16-07-2019 19:34:00 + -


SETA tarafından düzenlenen “Üçüncü yılında 15 Temmuz darbe girişimi ve FETÖ ile mücadele” sempozyumunda konuşan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistmine ilişkin değerlendimesinde " 'Bu değişmeli, geri dönmeliyiz, parlamenter sistem' falan meselesi kapanmış bir meseledir." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Şentop tartışmalara son noktayı koydu!
reklam

TBMM Başkanı Şentop tartışmalara son noktayı koydu! "Parlamenter sistem meselesi kapanmıştır"

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop, SETA tarafından düzenlenen üçüncü yılında 15 Temmuz darbe girişimi ve FETÖ ile mücadele sempozyumunda konuştu. Konuşmasına SETA’nın çalışmalarına ilişkin değerlendirme ile başlayan Başkan Şentop, “SETA’nın yapmış olduğu araştırmalar çok değerli. İşlerin arka planını araştırma konusu herkesin merakını çekmese de aslında son derece gereklidir. Rahmetli Erbakan Hocamız işlerin arka planı araştırıldığında ‘Sen arkeolog musun?’ derdi.” ifadelerini kullandı.

 

 

15 Temmuz hain darbe girişimine karşı verilen mücadelenin bir ilk olduğunu vurgulayan Şentop, şunları söyledi:

 

“Dünyada özellikle modern zamanlarda küçük, daha lokal isyanlar vardı. Halk hareketlerinin tarihine baktığımda bunların hepsi devlete karşı girişilmiş kalkışmalardır. Bunun tek istisnası 15 Temmuz’da yaşanmıştır. 15 Temmuz, halk hareketleri tarihinde müstesna bir yere sahip.”

 

“Halkın sokağa çıkmasının arkasında ne var?”

“Halkın devlete ve siyasi iktidara sahip çıkabilmesi için onunla arasında bir bağ olması lazım. Yani millet ve devlet arasında bir bütünleşme gerekli. Halkın siyasi iktidara sahip çıkabilmesi için onu halkın bir bağlantısı ve uzantısı olarak görmesi lazım. 15 Temmuz, 1071 Malazgirt, İstiklal Harbi gibi bir hareketti.”

 

“Fetö yıllardır intikam güdüsü ile hareket ediyor”

“FETÖ’ye karşı ilk hamle yapan siyasi iktidardır. FETÖ’nün eylemleri siyasi iktidarın onları bitirmeye yönelik hamlesinden sonra oluşan reaksiyonlardır. İlki 2012’de MİT Müsteşarı ile ilgili hareket, sonra Gezi olayları, ardından 17-25 Aralık operasyonları ve son olarak da 15 Temmuz’da bu reaksiyonu gerçekleştirdiler. Tam bürokratik iktidarı ele geçirdiklerini zannettikleri anda bunun gerçekleşemediğini görorlar. Ben 15 Temmuz’un intikam güdüsü ile gerçekleştiğini düşünüyorum. TBMM, Külliye bombalanıyor, TBMM de, Külliye de halkı temsil ediyor. 251 vatandaşımızı şehit ettiler. Tüm bunlara bürokratik iktidarı gerçekleştiremedikleri için intikam güdüsü ile giriştiler.”

 

Millet devlet bütünleşmesi nasıl sağlanır?

“Erdoğan devletin değil halkın içinden geldi.”

 

“Bunun en temel sebebi demokratik seçmilerdir. Seçimler ne kadar dürüst olursa, demokrasi ne kadar adil işlerse, devletle millet bütünleşmesi o kadar sık sağlanır. Bir başka yolda milletin değerleri ile devletin değerlerinin aynılaşmasıdır. Bu her zaman sağlanamamış, milletin öncelikleri ile devletin önceliklerinin farklılaştığı dönemler de olmuş. 15 Temmuz döneminde millet ile devlet bütünleşmesi sağlandı. Peki bu nasıl sağlandı? Daha önce siyasette öne çıkan siyasi figürler tamamen bürokrasi içinden gelen ‘devletin içinden gelip, milleti temsilen devleti yönetmek isteyenlerdi’. Rahmetli Özal ve Menderes de böyle yöneticilerdi. Fakat Cumhurbaşkanımızın gelişi öyle olmadı. Sayın Recep Tayyip Erdoğan devletin içinden değil, halkın içinden geldi.”

 

“İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünyada yeni bir siyasi düzen oluşturuldu ancak demokrasi, çıok partili hayat ve serbest seçimler dünyada yayılırsa bazı güçlerin oluşturmaya çalıştığı uluslararası düzene zarar verebilme ihtimali göz önünde bulunduruldu.”

 

 

“İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasının anayasalarında içerik olarak farklılıklar vardı. Savaştan sonra anayasalara; siyasette, ekonomide, kültürel ve sosyal hayatta temel maddeler koyuldu. Böylece seçim yapıldıktan sonra kim kazanırsa kazansın bizim adamımız olmasa da bizim adamımız gibi davransın denilerek bir düzen kuruldu. İktidarlar ana hatları ile ikiye bölündü. Aslında siyasette, ekonomide, kültürel hayatta temel kararları verenler seçime dahil olmayan iktidarlardı. Bu sistemi ikinci dünya savaşının galipleri kurdu. İtalya’nın, Almanya’nın anayasasını ABD güçleri kontrolünde yazdılar. 1961 Anayasa’sı bu düzeni Türkiye’de kurmuş bir metindir. Siyaseti, ekonomiyi, kültürel ve sosyal hayatı etkileyen temel faktörler anayasaya eklenmiş. Yani dünya düzeninde olduğu gibi, bir seçilmiş iktidar var, bir de seçilme ihtiyacı olmayan iktidar var. 1961 Anayasası’nın nasıl bir zihin tarafından hazırlandığını anlamak için detaylı bir şekilde araştırmak lazım. Zaman içinde siyaset ve seçimler gücünü kaybetmeye başlıyor. Sonra da halk bunu yavaş yavaş sezmeye başlıyor. 2002’den sonra yeni siyasi hareket yani AK Parti iktidarı siyasette bir şeyleri değiştirmeye başlıyor. Halk siyasette yönetimin değişebileceğini fark ettiğinden devleti ile bütünleşmeye başlıyor. Tabi bu süreç adım adım yaşanıyor. Öncelikle fiili durum yani siyasi duruş, ardından da yavaş yavaş kanunlarla düzenleniyor.”

 

 

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ilişkin değerlendimesinde "Bu değişmeli, geri dönmeliyiz, parlamenter sistem' falan meselesi kapanmış bir meseledir." ifadelerini kullandı




Kaynak: TÜRKİYE HABER GRUBU

Editör: TÜRKİYE HABER GRUBU turkiyehabergrubu.com

Bu haber 138 defa okunmuştur.

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM HABERLERİ