reklam
Bugun...
Çakal Carlos yazdı! "Tarih İnançlarına İhanet Edenlerle Dolu"
Tarih: 14-04-2019 17:56:00 + -


Baran Dergisi'ndeki köşesinde, "Tarih İnançlarına İhanet Edenlerle Dolu" başlıklı bir yazı kaleme alan Çakal Carlos, ezber bozan gerçeklere yer verdi.

Çakal Carlos yazdı!
reklam

Çakal Carlos yazdı! "Tarih İnançlarına İhanet Edenlerle Dolu"

 

 

Baran Dergisi yazarı Çakal Carlos, "Tarih İnançlarına İhanet Edenlerle Dolu" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Carlos, söz konusu yazısında önemli tespitlerde bulundu.

 

İşte Çakal Carlos'un köşe yazısı:

Bundan 43 sene evvel, 30 Mart 1976 senesinde “Filistin toprak günü” ilan edildi. Geçen sene toprak gününde “büyük dönüş yürüyüşü” adında barışçıl bir organizasyon başlatıldı. İnsanlar Gazze şehrinin etrafında yürüyüşler başlattı. Bu yürüyüşler barışçıl protestolar eşliğinde devam etti. Buna rağmen organizasyona katılan bir çok insan İsrailliler tarafından genç yaşlı, kadın çocuk demeden öldürüldü. Bugün “büyük dönüş yürüyüşü”nün ikinci sene-i devriyesi ve umuyorum Filistinlilere karşı insanlık dışı muamele gösteren Tel-Aviv’in kriminal tipleri cezasını çekecektir. Hiç bir şey imkânsız değildir. Babam ve ailemden dolayı ben bir Venezüellalıyım, ben de orada doğdum; fakat ben aynı zamanda bir Filistinliyim.

 

Amerikan Başkanı Donald Trump’ı aday olduğu andan beri destekliyorum, onun marjinal bir başkan olduğunu ve bizim açımızdan en iyi tercih olduğunu sürekli söylüyorum. Trump her şeyi açıktan yapan çılgın bir adam. Halk da Trump’ı destekliyor. Amerikan halkı, çalışkan ve dürüst bir toplumdur; ama bankacılık sistemi ve çeşitli müesseselerle manipüle ediliyorlar. Bunların ekserisi Siyonist kurumlar.

 

Bundan 40 sene önce Amerikan Kongresi, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımayı kabul etti; ama uygulayamadı. 40 sene boyunca Amerikan büyükelçiliğinin Tel Aviv’den Kudüs’e taşınmasına İsrail’in müttefikleri cesaret edemedi. Bir çok başkan İsrail’in çıkarlarını korumalarına rağmen bunu yapamadı. Bu o derece illegal bir adımdı. Hem Hıristiyanlar, hem Müslümanlar, hem Yahudiler için mukaddes olan Kudüs hakkında böyle bir kararı Trump verdi. Kudüs’ün tanınması kararına İsrail’in diğer müttefikleri dahi karşı çıktı. Bu hadise Trump hakkında niçin en iyi başkan dediğimi gösteriyor. Yaptıklarının bir ehemmiyeti yok, önemli olan Trump’ın yapacağını açıktan söyleyen ve yapan bir adam olması, ikiyüzlü olmaması.

 

Brezilya’da da son dönemlerde bir takım ihanetler yaşanıyor. Geçmişte bizzat bildiğim bir çok işkence ve ölüm hadisesi yaşanmıştı Brezilya’da. Ülkede bir çok Evanjelik bulunuyor. Bunların ekserisi ABD’den gelenler. Şaibeli bir adam olan Brezilya devlet başkanı Bulsonaro da bir Evanjelik. Brezilya’da bu mezhebe mensup olanlar genellikle halkın yoksul kesiminden. ABD emperyalizmi, ülkedeki faaliyetlilerini bunlar üzerinden yürütüyor. Bulsonaro da bu sebeple seçildi.

 

ABD’de beyaz fakirler Trump’ı destekliyor ve tahmin ediyorum ki ikinci defa başkan seçilecek. ABD onun döneminde açık bir politika ile birlikte daha emperyalist ve ırkçı bir çizgiye doğru sürüklenecektir. Hâlihazırda dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde Amerikan emperyalizmi adına ajanlık yapan çürümüş ve kokuşmuş insan müsveddeleri var. Bu insanlar Güney Amerika’da, Afrika’da, Asya’da ve Avrupa’da hükümetlerde bulunuyor.

 

Memleketim Venezüella da bu durumdan nasibini almış bir ülke. Dünyanın en zengin ülkesinin hükümeti içerisinde bir çok kriminal, adı yolsuzluğa karışmış, çıkarcı isim var. Venezüella, 1950’ler itibariyle ekonomik olarak bir gerileme yaşamaya başlamıştır. Venezüella, sömürgeciliğe karşı bağımsızlığını ilân etmiş ilk Güney Amerika ülkesi. Akabinde Kolombiya, Panama, Ekvador, Peru ve Bolivya’nın özgürlüğe kavuşmasında yardımcı olmuştur.

 

Tarih, halkına ve inançlarına ihanet eden hainlerle dolu. Bugün Venezüella’da veya Türkiye’de olduğu gibi... Bir çok Arab’ın Filistin davasını satması gibi... Fakat bizim haklarımız ve adalet için mücadele etme gibi bir huyumuz var. Venezüella’da vatansever ordu Bolivaryan devrimi müdafaa ediyor. “Amerikan müdahalesi olacak” gibi şeyler konuşuluyor; fakat asıl müdahale sürekli içeriden yapılıyor. Bu iş her yerde böyle yürür.

 

Rusya artık komünist bir ülke değil ama Venezüella’da ekonomik ve politik çıkarları var. ABD’nin Venezüella’ya yönelik sistematik saldırıyı başlatmasının ve Trump’ın açıktan Venezüella’yı hedef alan açıklamalarının hemen ertesi günü Rusya desteğini açıkladı. Trump Venezüella’ya askerî müdahale teklifinde bulundu. Bunu yaparken Venezüella’ya bir takım insani yardımlar da gönderdiler. Çünkü Venezüella’ya yapılan bir saldırı Rusya’nın bazı çıkarlarına saldırı niteliği taşıyordu. Aynı şekilde Çin de desteğini deklare etti. Çin şu anda kimsenin doğrudan karşısına almak istemeyeceği bir devlet. Ekonomik olarak son derece güçlü durumdalar.

Venezüella halkı büyük sıkıntılar yaşıyor. Venezüella’nın içinde bulunduğu durum, İsrail ile olan ilişkileriyle de doğrudan alâkalı. Venezüella, İsrail’e karşı bir çok meselede tavrını koyan bir ülke. Venezüella’nın bir parçası olmaktan ve ailemden gurur duyuyorum. Hainler sebebiyle onlardan uzakta tutuluyorum. Sudan insanının iyiliğine mukabil, hainlerin işbirliği yaparak Fransa ve ABD’yle anlaşması neticesinde düzenlenen müşterek bir operasyonla yakalanarak illegal olarak Fransa’ya getirildim. Hâlâ illegal olarak burada tutuluyorum.

 

“Büyük dönüş yürüyüşü”nün ikinci yıl dönümünde işgal altında bulunan Filistin’in özgürlüğüne kavuşmasını temenni ediyorum. Gazze, İsrail zulmüne terkedilmiş durumda; fakat onlar, Siyonistlerin inançlı insanlardan korktuğu kadar, İsrail bombalarından korkmuyorlar.

Allahü Ekber!




Kaynak: TÜRKİYE HABER GRUBU

Editör: TÜRKİYE HABER GRUBU turkiyehabergrubu.com

Bu haber 127 defa okunmuştur.

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM HABERLERİ